Bilmem Nasıl Anlatmalı

Bilmem nasıl anlatmalı bu çağı, Söylemeye takat mi var; hal mi var? Küfür isyan sarmış ağzı dudağı, Muhabbet edecek tatlı dil mi var? Alışmışız göre göre vahşete, Tecavüze, işkenceye, şiddete… İnsanlığın düşdüğü bu gaflete, Ağlamaya gözümüzde sel mi var? Hayıra varmıyor kimsenin işi, Vefanın, sevginin çekilmiş fişi, Bu dünyada yaktığı şu ateşi, Ahiretde söndürecek kul … Devamını oku

Beyler

  Alem mi bozuldu; biz mi değiştik? Niçin yüzümüze gülmüyor beyler? Gün görmedik; sefalete alıştık, Talih bizden yana gelmiyor beyler. Gün geçtikçe katmerlendi derdimiz, Önümüz karanlık; ışık ardımız, Doksan yıldır gelişmekte yurdumuz, Yırtık büyük yama almıyor beyler. Dağılmış yuvalar oy bahaneler! Mazide mi kaldı o şahaneler, Karnımız doyduysa oh “Daha ne’ler?” Halkım rahat nedir bilmiyor … Devamını oku

Bu Dürzü

Durun size anlatayım birini, Dosttan dosta söz gezdirir bu dürzü. Sağa sola döker ağız kirini, Her yemeğe tuz gezdirir bu dürzü. Karaya benzetir akı beyazı, Yalancı dostluğu; ukala pozu, Sevgiliye geçmez nazı niyazı, Erkekliği kız gezdirir bu dürzü. Kalleşlik servetin; kahpelik varın, Kıskançlık temelin; fitne duvarın, Dilinden düşmeyen edebin, arın, Mangalında köz gezdirir bu dürzü. … Devamını oku

Ana Derdimi Kim Alır

Bir tüccar bulunmaz satsam, Ana derdimi kim alır? Kim dinler; kime anlatsam? Ana derdimi kim alır? Bilemedim neydi hatam? Hep karanlık ardım; ötem, Çile bende tutam tutam, Ana derdimi kim alır? Aşkın sahrasında gezdim, Hayal ummanında yüzdüm, Mutluluğa mezar kazdım, Ana derdimi kim alır? Cevherim ya alanım yok, Kadir kıymet bilenim yok, Yüzüme hiç gülenim … Devamını oku

Vurgundur

Bunca yıldır coşa coşa yoruldu, Deli gönlüm bundan sonra durgundur. Sefil ömrüm yar yoluna serildi, Bir güzelin aşkı ile vurgundur. Gezer durur damarımda kan gibi, Tek gülüşü can içinde can gibi, Muradına eremeyen ben gibi, Tüm sevenler kaderine dargındır. Bazen suratını asan sevdiğim, Meyli muhabbeti kesen sevdiğim, Yıkıp kaşlarını susan sevdiğim, Besbelli hayat yolunda yorgundur. … Devamını oku

Bekarlık

Yıllar oldu arıyordum izini, Bunca zaman neredeydin bekarlık? Nasip oldu şükür görmek yüzünü, Hangi elde, yöredeydin bekarlık? Umudusun mutsuz evliliklerin, Işığısın nice karanlıkların, Vuslatı bekleyen çok aşıkların, Bağrındaki yaradaydın bekarlık. Kimisinin çile oldun döşünde, Kimisinin zehir oldun aşında, Kimisinin hep dolandın peşinde, Bilmem kimden berideydin bekarlık. Garipoğlu’m kimisine masaldın, Kimine düş, kimisine hayaldin, Hangi dağda … Devamını oku

Ne Şad Oldum, Ne Ağladım, Ne Öldüm

Taş diye mi geldim yalan dünyaya? Ne şad oldum, ne ağladım, ne öldüm. Meylim düşdü bir vefasız Leyla’ya, Ne şad oldum, ne ağladım, ne öldüm. Ömrüm oldu şu feleğin deneği, Zehirledi soframdaki yemeği, Sele verdi sarfettiğim emeği, Ne şad oldum, ne ağladım, ne öldüm. Petek petek bal verirken kovanım, Sahte dostlar kurdu benim divanım, Dört … Devamını oku

Bilmedim (divan)

Be hey felek! Senin bana ettiklerin az mıdır? Can özümden sevdiğim yar ağyar imiş bilmedim. Aşıkları mestan eden cilve midir, naz mıdır? aşık olan aşk elinden bizar imiş bilmedim. Susuz çölde gezen Mecnun Leyla’sına meftundu, Aşk oduna yanan Kerem Aslı için mahzundu, Şahsenem uğruna Garip gurbet ele mahkumdu, Onlar gibi gecem günüm efkar imiş bilmedim. … Devamını oku

Olmuyor

Ey Allah’ım! Şu koskoca dünyayı, Gezmesem olmuyor; gezsem olmuyor. Bir kara kâbus ki sardı rüyayı, Ezmesem olmuyor; ezsem olmuyor. Her yanda gözyaşı, her yanda çile, Zalimin zulümü gelmiyor dile, Yanarız ateşte biz bile bile Bezmesem olmuyor; bezsem olmuyor. Garipoğlu bunca gamı; çileyi, Yalanı, dolanı; bin bir hileyi, Başımızda dönen türlü belayı, Yazmasam olmuyor; yazsam olmuyor.

Neyine Geldim Dünyanın

Bilmem ki neyine geldim dünyanın, Ekmeği perişan, balı perişan. Viran olmuş; goncaları kırılmış, Yaprağı perişan, gülü perişan. Insan birbirine düşman kesilmiş, Toprak küsmüş; ekin, harman kesilmiş, Bülbül uçmaz olmuş; derman kesilmiş, Kanadı perişan, kolu perişan. Her yanını sarmış kanlı savaşlar, Unutulmuş sevgi dolu bakışlar, Yıkılmış ağaçlar; ezilmiş taşlar, İklimi perişan, yılı perişan. Bazı meczup gibi … Devamını oku